Türk Kızılayı Doğu Akdeniz Bölge Kan Merkezi Kan Bağışı Kazanım uzmanları Hatice Cengiz ve Mehmet Ali Özberk ile kan bağışını ve toplanan kanların nerelerde kullanıldığını konuştuk.

Kızılay 100 yılı aşkın süredir yurtiçinde olduğu gibi dünyanın herhangibir bölgesine de ihtiyaç halinde anında yardım gönderiyor.

Osmanlı Devleti döneminde Hilal-i Ahmer adıyla faaliyet gösteren kuruluş, Cumhuriyet kurulduktan sonra faaliyetlerini Türk Kızılay’ı adıyla devam ettiriyor.

Resmi bir kurum olan Kızılay faaliyetlerini çoğunlukla bağışlarla sürdürüyor. Suriye sınırında bulunan göçmen kamplarının büyük bölümü Kızılay eliyle yönetiliyor. Yardımlar ve diğer hizmetler Kızılay tarafından sağlanıyor.

Kızılay aynı zamanda resmi olarak kan bağışı toplayan Türkiye’nin tek kurumu…

Vatandaşları kan vermeye teşvik etmek için de zaman zaman kampanyalar düzenliyor. Şehir merkezlerinde kan toplama merkezleri açarak insanları kan vermeye teşvik ediyor.

Kızılay’ın Gaziantep’teki faaliyetlerini ve kan vermenin önemini Kızılay Kan Bağış uzmanları Hatice Cengiz ve Mehmet Ali Özberk’le HKU Haber’den Aslı Nur Gezer konuştu.

Kızılay savaş mağduru ülkelere ne kadar bağış yapıyor?

Bu fon oradaki insanların mağduriyetine göre değişir. Yapılan bağışın sınırı yoktur. Fakat bizdeki stok da önemlidir. Ne kadar insan mağdur olduysa o kadar ihtiyaç gönderiliyor.

Kızılay yurt dışına ne gibi yardımlarda bulunuyor?

Kan konusunda hiçbir şey. Kan dışında ise afet kısmı var. Çok ucu açık aklınıza ne geliyorsa maddi-manevi… Hastane, okul, çadır gibi her şeyi karşılıyoruz. Kızılay’da din, dil, mezhep ayrımı yoktur. Tüm dünyada nerede olursa olsun giyecek, yiyecek ve barınma gibi her türlü yardımı yapıyoruz.

Gaziantep’te ne kadar kan bağışı yapılıyor?

Öncelikle burası bölge kan merkezidir. Buraya Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Kilis illeri bağlıdır. Bu illerden toplamda 153 bin civarında kan bağışı alınıyor. Bölgenin kan ihtiyacının yüzde 95’ini karşılıyoruz. Gaziantep olarak ise kan ihtiyacının yüzde 97-98’ini karşılıyoruz. Karşılayamadığımız yüzde 2’lik kısım ise negatif gruplardır. Çünkü gönüllü kan bağışı alıyoruz. İnsanları kan vermeye zorlayamayız. Gaziantep’in yıllık kan ihtiyacı ise yaklaşık 80 bin civarında.

Gaziantep Türkiye’de kan bağışında kaçıncı sırada?

Bu nerden baktığımıza bağlıdır. Bölge kan merkezimiz Türkiye’nin dördüncü büyük kan merkezidir.

En fazla kan nereye gidiyor?

Yurt dışına kesinlikle kan gönderimi yoktur. Tamamen yurt içidir. Ne dışardan kan alırız ne de dışarıya kan göndeririz.

Peki halk yurt dışına kan gidiyor kanısına nereden vardı?

Suriye sınırının yüzde 80’ini bizde. Biz dışarıya bir tane bile kan göndermiyoruz. Suriyeli hastalar sınırın bu tarafına geçtiğinde yardım ediyoruz. Sınır dışına kan bağışında bulunmuyoruz.

Kızılay yardım fonunu nereden oluşturuyor?

Tamamen bağışlardan oluşturuluyor. Ayrıca Kızılay’ın kendi gayrimenkulleri ve sodası var. Buradan elde ettiği gelirlerle insanların ihtiyaçlarını karşılıyor.

Kan bağışındaki yaş ortalaması nedir?

18-65 yaş arası 50 kg üstünde olan sağlıklı her birey kan bağışı yapabilmektedir.

Peki en çok hangi gruba ihtiyaç duyuluyor?

Böyle bir ayrım yok ama şöyle bir şey var. Toplumda yüzde 31 civarında A rh+ görülüyor. Fakat insanlarımızda şöyle bir kanı var. Yüzde 50’si A rh+ ve benim kanımdan çok var deyip bağışta bulunmuyor. Bunun dışında bir kıyaslama yok bütün kan gruplarına eşit miktarda ihtiyaç duyuluyor.

İnsanları kan bağışından uzak tutan nedenler nelerdir? Bu sorun nasıl çözülebilir?

En büyük neden iğne korkusudur. Ayrıca kilo alıp kilo vermedir. Bizim iğnelerimiz normalden biraz daha kalın ve biraz daha can yakıyor. Bir insanın hayatını kurtarabileceğimiz en basit yöntem bir saniyelik acıya katlanmaktır. Kan bağışının önemini ise ancak bir yakınımızın kan ihtiyacı olduğunda anlayabiliyoruz.

Kök hücre bağışı artık kan verme kadar kolay oldu. Ama insanların bu konu hakkında yeterince bilgili olmadığını düşünüyorum. Bunlara yönelik yapılan bir projeniz var mı?

Bu bizim Sağlık Bakanlığı ile kademeli olarak yürüttüğümüz bir projedir. Türk kök hücre projesi yaklaşık 3 yıldır devam ediyor. Bunu kademeli olarak arttırıyoruz. Kök hücre bağışı yapıldığında 3 tüp kan alınıyor ve doku tipleme laboratuvarına gönderiliyor. Bu doku tipleme laboratuvarı şu anda Türkiye’de çalışan tek laboratuvar. Bu laboratuvarın kapasitesini bir anda yükseltemiyoruz. Ondan dolayı olayın içine pek fazla giremiyoruz.

Peki arttırmak için ne bekliyoruz?

Bu çok pahalı bir teknoloji. Türkiye’de sadece bir laboratuvar var. Bu tamamen Sağlık Bakanlığı kısmı olduğu için biz numuneleri alıp bakanlığa gönderiyoruz. Bakanlık günlük 500 test çalışabiliyor ama bu kademe git gide artacak bir çalışmadır. Yani bir anda artabilecek bir şey değil.

İnsanları bağışa yönlendirmeye ilişkin farklı tanıtım projeleri var mı?

Biz kamusal bir dernek olduğumuz için reklam çalışmalarına fazla bütçe ayıramıyoruz. Ancak kamu spotları olduğu zaman devreye girebiliyoruz. Reklamlar inanılmaz maliyetli biz bu maliyeti reklamda kullanmak yerine başka fonlarda kullanıyoruz. Yani reklama pek bütçe ayıramıyoruz.

Lösemili hastalara belirli bir sınıra ulaştıktan sonra Kızılay neden kan vermiyor? Kızılay’ın belirli bir sınırımı var?

Böyle bir şey kesinlikle yok. Biz kanı hastaneye veririz şahsa değil. Burası bölge kan merkezi 83 tane hastanemiz var. Lösemili hastalar için halk arasında bilinen adıyla beyaz kan ve kırmızı kan alınıyor. Beyaz kan yani Trombosit için Türkiye’nin neresine giderseniz gidin şahıs getirmek zorundasınızdır. Kızılay’da hazır olan bir şey değildir. Çünkü beyaz kanın ömrü 5 gündür. Bu yüzden Kızılay elinde bulundurmaz şahıs ister. Ama kırmızı kanda böyle bir sınır yoktur.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

HKÜ HABER MERKEZİ ASLI NUR GEZER