HKÜ Haber’den Meral Özgen kendi arabasıyla Gaziantep’in değişik semtlerinde müşterilerinin ağzını tatlandıran Tatlıcı Abdullah Cingöz’den Halka Tatlısının yerel adıyla Müşebbek Tatlısının hikâyesini dinledi.

Türkiye genelinde Halka Tatlısı olarak bilinen Gaziantep yöresinde ise “Müşebbek Tatlısı” olarak adlandırılır.

Un ve maya ile yapılan hamur, özel bir aletin içine konularak kızgın yağa yuvarlak bir şekilde dökülür. Sonra şerbet içine atılır. Gaziantep’te hemen her köşe başında bu tatlıcılara rastlarsınız.

Bize kendinizden bahseder misiniz?

Ben Abdullah Cingöz. 30 yaşındayım. 3 çocuk babasıyım. İlkokulda okurken babam beni yaz tatillerinde meslek öğreneyim diye tatlıcının yanına çırak olarak verirdi. Ortaokulu bitirdiğim sene babam beni İstanbul’daki amcamın yanına gönderdi. 8 sene boyunca amcamla beraber halka tatlı sattık. Sonra Gaziantep’e geri döndüm.

Gaziantep’ neden döndünüz?

Evlenmek için. Bizim ailede erken evlenilir. İstanbul’da iken askere gitmiştim zaten artık evlenmen lazım dediler, itiraz etme şansımız yok. Büyükler ne derse o.

Sanki pişman gibisin.

Yok abla, pişmanlık değil de İstanbul da kalsam belki daha farklı olurdu.

Nasıl farklı olurdu?

Orda işler daha iyiydi. Yaptığımız hamurların hepsini tatlı yapıp satıyorduk. Burada bazen hamur artıyor, ertesi güne dayanmıyor döküyoruz.

“HALKA TATLININ BURADAKİ ADI MÜŞEBBEK”

Halka tatlı hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Halka tatlıya Gaziantep’te müşebbek derler. Aslında başka bir adı da var da ayıp olur söyleyemiyorum.

Röportaj bu ayıbı yok söyleyebilirsin.

Af buyur abla, bu tatlıya İstanbul’da kerhane tatlısı derler. Onun için adı kerhane tatlısıdır.

Neden öyle söylüyorlar?

Yok abla o kadarını söyleyemem.

Peki, ısrar etmiyorum.

Sağol abla.

Tatlının yapılışını biraz anlatır mısın?

Aslında çok zor değil. Hamuru un ve mayadan yapılır. Şu elimde gördüğün alüminyumdan yapılan aletin içine hamuru doldurup, kızgın yağa halka halinde döküyorum. Sonra gördüğün gibi bak, şerbetin içine atıp çıkarıyorum. Hepsi bu.

Bize bir gününü anlatır mısın? Kaçta kalkarsın, ne gibi hazırlıklar yaparsın?

Biz geç vakitlere kadar çalıştığımız için, çok erken kalkmıyorum. 08.00 gibi kalkıyorum., saat 10’da hamuru hazırlayıp dinlenmeye bırakıyorum. 14.00’de çıkıyorum. Önce Gazikent’te sevgi parkında sonra akşam saat 21.00 gibi cadde tarafına gidiyorum. Akşam oradan gelen geçen çok oluyor. Ben iyi yağ kullanıyorum, şerbetini şekerle yapıyorum. Bunu bilenler özellikle gelip benden alıyor.

Tanesini kaça veriyorsun.

Bir buçuk lira.

Oldukça ucuz. Geçinebiliyor musun?

Çok şükür abla, idare ediyoruz.

Birazda bu tatlının tarihçesini anlatır mısın?

Ben de büyüklerimden dinledim. Halep tarafından gelmiş derler. Zaten Gaziantep’te bir adı da müşebbektir. Arapça galiba. Bazı yerler de züngül de derler. Arapça kafes demekmiş. Nenem öyle söylerdi. Ben beni bildim bileli bu tatlı var. Her köşe başında satılır. Ramazan ayında hele yetiştiremezsin. Şimdilerde bazı dükkanlar da üzerine muz doğrayıp, kaymak koyarak sunuyorlar. Ama bence böyle sade yenmeli bu.

Çok teşekkür ederim. Abdullah. Güzel bilgiler verdin. Geliriz artık senden tatlı almaya. Hoşça kal.

Ne demek abla, ben teşekkür ederim. Her zaman beklerim. Güle güle.

RÖPORTAJ: MERAL ÖZGEN